Nuri Tezcan
Ebruyla 1998'de Üsküdar'da tanıştı; 23 yıldır tekne başında. Klasik battal ve bülbül yuvasında ustalaştı, boyalarını hâlâ kendi hazırlar. Atölyenin "acele etme" anlayışı ona aittir.
2015'ten beri Cihangir'de, küçük gruplarla, doğal boyayla çalışan bir ebru tezgâhı.
Tekne Ebru Atölyesi, 2015 yılında Nuri Tezcan'ın Cihangir'deki küçük bir dükkânı tezgâha çevirmesiyle açıldı. Amaç gösterişli bir kurs değil, klasik Osmanlı ebrusunun sakin temposunu yetişkinlere aktarabilecek bir oda kurmaktı. İlk yıl yalnızca battal çalışıldı; gelgit ve bülbül yuvası sonradan, öğrenciler hazır oldukça eklendi.
Bugün de aynı anlayışla çalışıyoruz: az fotoğraf, çok tezgâh. Boyaları toprak pigmentlerden kendimiz hazırlıyor, kitreyi geven kökünden çıkarıyor, ödü kasaptan taze alıyoruz. Endüstriyel hazır boya kullanmıyoruz — çünkü ebrunun yarısı malzemenin kendisini tanımak.
Atölye küçük; bu yüzden seansa kim girerse o, kâğıdı kuruturken de yanındadır.
Ebruyla 1998'de Üsküdar'da tanıştı; 23 yıldır tekne başında. Klasik battal ve bülbül yuvasında ustalaştı, boyalarını hâlâ kendi hazırlar. Atölyenin "acele etme" anlayışı ona aittir.
Güzel Sanatlar mezunu, 9 yıldır ebru çalışıyor. Taraklı desenler ve renk geçişleri onun alanı. Yeni başlayanların ilk battal seanslarını çoğunlukla Derya yürütür; sabırlı anlatımıyla tanınır.
Boya öğütme, kitre kıvamı ve tekne hazırlığı Kerem'in işi. 4 yıldır atölyede; öd ayarının inceliklerini Nuri Bey'den öğrendi. Hafta sonu uzun seanslarında tezgâhı o açar.
Bir oturumda bir desene odaklanırız. Çok şey denemek yerine bir tekniği gerçekten hissetmek esastır.
Gruplar en çok altı kişi. Herkesin kendi teknesi, kendi fırçası ve ustanın gözü altında çalışma alanı olur.
Toprak pigment, geven kitresi, sığır ödü. Hazır boya yok; çünkü malzemeyi tanımak desenin yarısıdır.